
Okul öncesi dönem çocukların gelişimlerinin en hızlı olduğu dönemdir. Bu dönemde çocukların gelişimlerini desteklemek için pek çok farklı yöntem ve teknik uygulanır. Çocukların gelişimlerinin çok yönlü olarak desteklendiği bu dönemin amaçlarından biri de çocukları ilkokula hazırlamaktır. Bu hazırlık süreci içinde çocuklardan beklenen gelişimsel özelliklerin kazanılması desteklenir ve okuma-yazmaya hazırlık çalışmaları yer alır.
Okul öncesi dönemde okuma-yazma eğitimi verilmeli mi, sorusu da bu dönemde oldukça sık karşımıza çıkar.
Çocuklarda okuma-yazma becerilerinin gelişimi bebeklik döneminden itibaren başlayarak gelişimsel süreç içinde ilerleyerek devam eder. Ebeveynlerin bebeklerine kitap okumaları, resimleri incelemeleri, sözcüklere yapılan farklı tonlamalar ve vurgular çocukların okuma-yazmaya dair farkındalıklarını geliştirmeye başladığımız noktada bir temel oluşturur. Gelişimsel olarak oldukça hızlı ilerleyen bu döneme henüz okula başlamadan da çocuklar doğal akış içerisinde dahil olurlar. Bu akış çevresel faktörlerle desteklenir.
Okul öncesi dönemde ise öğretmenler çocukların ilkokula hazır bulunuşluklarını artıracak deneyimleri sunar. Bütünsel bir gelişim sürecini içine alan bu aşamada öğretmenler; duyusal oyunlar, akran etkileşimi ve maruz bıraktıkları daha birçok uyaranla destek olur.
Tüm bu çalışmalarla çocukların ilkokula hazır bulunuşluklarını artırmak ve geçişlerini kolaylaştırmak amaçlanır.

Okul öncesinde okuma-yazma eğitimi konusunda fikir ayrılıkları yaşanabilir. Bazı ebeveynler, ilkokula başlamadan verilen okuma-yazma eğitiminin çocukları daha başarılı yapacağı görüşünü taşıyabilir. Fakat okul öncesi dönemde çocuklar henüz okuma-yazma eğitimini alacak zihinsel ve duygusal hazır bulunuşluğa sahip değillerdir. Dolayısıyla okul öncesi dönem okuma-yazma eğitimini vermek için uygun bir dönem değildir. Yapılan araştırmalardan elde edilen sonuçlara göre; okul öncesi dönemde okuma-yazma öğrenerek birinci sınıfa başlayan öğrencilerin öğrenme-öğretme sürecinde akademik ve sosyal ilişkiler başta olmak üzere çeşitli problemlerle karşılaştıkları görülmüştür.
Bununla birlikte okul öncesi dönemde yapılan çalışmalar çocukların akademik gelişimleri için de bir temel oluşturması bakımından oldukça kıymetlidir.
Şimdi gelin bu dönemde çocuklarla ne tür çalışmalar yapıyoruz bir bakalım:
Görsel Algı Çalışmaları
- El-göz koordinasyonu
- Şekil-zemin ilişkisi
- Bulunulan mekanda derinlik ve konum algısı
- Mekansal ilişkiler
İşitsel Algı Çalışmaları
- Dinleme
- Çevreden gelen sesleri ayırt edebilme
- Ses ve görüntü eşleşmesi
- Ses farkındalığı
- Konuşma ve iletişim sürdürme
Tüm bunların yanında; dikkat ve hafıza çalışmaları, günlük hayatta kullandığımız temel kavramlara dair farkındalıklar, problem çözme becerileri, öz bakım, özgüven ve kişiler arası ilişkileri geliştirmeye yönelik çalışmalar da bu dönemin temel çalışma alanları arasında yer alarak bütünsel gelişime katkı sağlar.
Psk. Dan. Beyza DOKUYUCU