Kaygı Bulaşır mı ?

Bazen bir çocuk iki yıldır sorunsuz geldiği okula bir sabah ağlayarak girer.
Çünkü o sabah okula gelen sadece çocuk değildir…
Evdeki kaygı da onunla kapıdan içeri adım atmıştır.

Okul kapısında bazen tanıdık bir sahne yaşanır. Çocuk annesine ya da babasına sıkıca sarılır,
bırakmak istemez, gözleri dolar. Vedalar uzar, adımlar ağırlaşır. O an çoğu zaman akla şu sorular
gelir:
“Okula alışamadı mı?”
“Okulda bir şey mi oldu?”
“Arkadaşlarıyla bir sorun mu yaşadı?”
“Öğretmeniyle ilgili bir durum mu var?”

Bu sorular çok doğaldır. Çünkü çocukların davranışlarında gördüğümüz değişiklikleri çoğu zaman
okul ortamıyla ilişkilendiririz.

Oysa bazen mesele okul değildir.

Çocuklar sabah okula yalnız gelmezler. Sırt çantalarıyla birlikte evin duygusunu da getirirler. Evde
yaşanan bir gerginlik, ebeveynin içinden geçen bir kaygı, sabah telaşı içinde söylenmeyen ama
hissedilen duygular çocuk tarafından kolaylıkla fark edilir.

Çünkü çocuklar kelimelerden çok duyguları okurlar.

Bazen ebeveyn o sabah başka bir konu için kaygılıdır. İşle ilgili bir stres, aile içinde yaşanan bir
endişe ya da çocuğundan ayrılırken hissedilen farkında olunmayan bir huzursuzluk… Çocuk bu
duyguyu tam olarak anlamlandıramasa bile hisseder.

Ve çoğu zaman o duyguyu taşıyacak bir yer arar.

İşte ayrılık anı bu duygunun en kolay ortaya çıktığı zamanlardan biridir. Okul kapısı, çocuğun
ebeveynden ayrıldığı o kısa an, evden taşınan duyguların dışa vurulabileceği bir alan haline
gelebilir.

Bazen çocuk aslında okula değil, o sabah yaşanan duygulara tepki verir. Ama bu tepki okul
kapısında ağlama, bırakmak istememe ya da içeri girmekte zorlanma şeklinde ortaya çıkabilir.

Oysa aynı sabahın bambaşka bir hali de vardır.

Sabah okula daha sakin, gülümseyerek gelen, vedasını güvenle yapan bir ebeveyn düşünün.
Vedası kısa, tonu rahat ve yüzü sakindir. Hatta bazen kapıda küçük bir şaka ya da neşeli bir
hareket bile çocuğun rahatlamasına yardımcı olabilir.

Çocuklar ebeveynlerinin söylediklerinden çok, hissettirdikleri duygularla yön bulurlar. Bu nedenle
sabah okul kapısında yaşanan duygusal atmosfer çocuğun güne nasıl başlayacağını da
etkileyebilir.

Bu gibi anlarda çoğu zaman yapılabilecek en yardımcı şey, vedayı uzatmadan ama güvenle
tamamlamaktır. Sakin bir ses tonu, kısa bir sarılma ve net bir cümle çocuğun kendini
toparlamasına yardımcı olabilir:
“Ben seni sonra almaya geleceğim. Güzel bir gün geçir.”

Bazen bir çocuğun okul kapısındaki gözyaşı okuldan değil, evden gelen bir duygudan kaynaklanır.
Kaygı görünmez bir yolculuk yapar; evden çıkar, çocuğun kalbine yerleşir ve ayrılık anında ortaya
çıkar.

Ama aynı şekilde güven de bulaşıcıdır.

Sabah kapısında ebeveynin sakinliği, çocuğun bütün gününü değiştirebilir. Bazen o kısa vedada
verilen güven duygusu, çocuğun okula daha huzurlu ve güvenli bir adım atmasına yardımcı olur.

Psk. Ecem ÇEVİKBAŞ

Kitap önerisi: Avcundaki İlk Öpücük – Audrey Penn

Dinleme Önerisi: Nuvole Bianche – Ludovico Einaudi